Doğru beslenmeyle bedeninize bayram ettirin .

Bedeninizi normal seyrine dönüştürme zamanı. Hem iradenizi hem de kendinizi ödüllendirmek için yavaş yavaş yiyin, hazmedin.

Serap Akyol

Ramazan boyunca sahur ve iftar olmak üzere değişen beslenme alışkanlığı bayramla birlikte tekrar eski düzenine geri dönüyor. Şimdi eskiye dönen metabolizmanın keyifli bir bayram geçirmesi için dikkat edilecek noktaları Shambala Clinic Diyet ve Beslenme Uzmanı Serap Akyol AKŞAM okuyucuları için hazırladı. İşte o püf noktaları:

Kahvaltısız asla! 

30 gün kahvaltısız geçen sürecin sonunda sofranızı mütevazı hazırlamanızda fayda var. Örneğin, kahvaltınızda hamurişi, kızartma ve benzeri gıdaları bulundurmayın. Bunların yerine kaliteli protein kaynağı olan yumurtayı ve peyniri tüketin. Domates, biber, salatalık, maydanoz, nane gibi mevsim sebzelerini eksik etmeyin ve çiğ olarak tüketin. Yavaşlayan sindirim sisteminizi, özellikle bağırsaklarınızın hareketini bu lifli gıdalar düzenleyecektir. Kan şekerinizi kontrol altında tutmak için tam buğday unlu, kepekli ya da çavdar ekmeği tercih edilmesi iyi olur

Öğün atlamayın 

Dengeli beslenmenin en önemli kuralı öğün atlamamaktır. Her öğünde süt ürünleri, et, yumurta, kuru baklagiller, sebze ve meyve ile ekmeği yeterli miktarda tüketin. Bu denge metabolizmanın alıştığı rutine dönmesi açısından önem taşıyor. Metabolizmanız düzene döndüğünde kendinizi daha sağlıklı ve enerjik hissedeceksiniz.

20 kere çiğneyin 

Sofrada uzun zaman geçirin. Yemeklerinizi kesinlikle acelece tüketmeyin, keyfini çıkartarak yavaş yavaş yiyin. Her lokmayı en az 20 kere çiğnemeye dikkat edin. Yemekte sadece yemek yemeğe odaklanın. Telefonla uğramak, gazete okumak, iş yaparken atıştırmak gibi aktiviteler hızlı ve fazla miktarda yemenize neden olacaktır.

Sütlü tatlı daha hafif

Israrlara karşı koyun. Şeker ve tatlı tüketiminizin az olmasına büyük önem gösterin. Bayram süresince ziyaretlerde ikramlar daha çok tatlı içerikli olacağından özel bir dikkati hak ediyor. Eğer ısrarlara yenik düşüyorsanız da hamur işi tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih etmenizde fayda var.

Kronik hastalığı olan 2 fincan kahve içsin

Ülser gibi mide problemleri, şeker, kalp damar hastalığı ve tansiyon sorunu olan kişilerin kahve tüketimine dikkat etmesi gerekiyor. Gün içinde alınması gerekenden fazla kafein tüketimi sağlık sorunlarını tetikler. Kahvenin yanı sıra, çay, çikolata, kolalı içecekler ve hatta yeşil çay kafein içerir, bu nedenle mümkün mertebe bunları da az tüketin.

Kolay sindirime 1 bardak kefir 

- Her gün yaklaşık 30 dk ya da gün aşırı 1 saatlik tempolu yürüyüşleri hemen adapte edin.

-  Vitamin ve antioksidanları öğünlerinize ekleyebilirsiniz.

- Sofranızdan salatayı eksik etmeyin. Az miktarda zeytinyağı ve limon ile tatlandırın.

- Yavaşlamış sindirimi hızlandırmak ve bağışıklığa destek için 1 bardak kefir içmeyi ihmal etmeyin.

 

FUNDA KARAYEL

İftarda Uzakdoğu mutfağını deneyin

Yaz günlerine denk gelen Ramazan ayı, arınmak için en güzel fırsat. Günler uzun ama Ramazan'ın verdiği sabır ve şevkle bu kutsal günleri nihayete erdirmek mutluluk veriyor. Dışarıda iftar yapanların en önemli meselesi, her gün aynı yemekleri yiyor olmaları ya da kebapların ağır olması vs...
İftarda farklı lezzet arayanlara, özellikle de benim gibi Uzakdoğu mutfağı sevenlere müjdeli haberim var; çok sağlıklıymış, sizler için öğrendim, paylaşıyorum: Shambala Clinic Diyet ve Beslenme Uzmanı Serap Akyol, Ramazan günlerinin ruhsal olduğu kadar bedensel temizlik için de çok önemli olduğunu söylüyor.
Akyol, şöyle diyor: "Doğru biçimde oruç tutmak, insan bedenini rahatlatır. Ancak beslenmenin dengeli ve sağlıklı olması çok önemli. Büyüklerimizden gelen bol börekli, kızartmalı, yağlı yemek yeme alışkanlığını lütfen unutalım. Bunun yerine dünya mutfaklarının sağlıklı mönülerini de sofralarımıza eklemeliyiz. Örneğin; Uzakdoğu mutfağı iftar ve sahur için çok uygun... Özellikle haşlanmış sebzelerden oluşan Thai mutfağı, 'nın suşisi; iftar için ideal. Uzakdoğu'nun küçük lokmalar halinde gelen porsiyonları mideyi yormuyor. Yine Japon mutfağının baştacı alabalık, iftar sofralarına çok yakışıyor ve Omega3 deposu olduğu için de çok faydalı."
Akyol, yine Japon mutfağının vazgeçilmezi olan soya fasulyesi ve mantarın; iftar ve sahur sofralarından eksik edilmemesini öneriyor.

Posta gazetesinde, hamilelik döneminde sağlıklı beslenmeye yönelik önerilerim
FUNDA KARAYEL

Tatil dönüşü kilo aldım sendromu

Herkesin metabolizması kendine ama bu kadarı da fazla, insan tatilden dört kilo alarak dönmemeli! Bende tatilden geriye ne yaz aşkı kaldı, ne de yaz eğlencesi; düpedüz kilolar kaldı. Ramazan'la beraber kaçan ipin ucu tatille bütünleşti; muhteşem bir ikili oldular. "Peki ya tatil kilolarını hızlıca vermenin bir yolu yok mu, imdat!" diyerek sevgili diyetisyenim Serap Akyol'u aradım. "Serap yardım et, ne yapayım?" dedim. "Yumurta ye" dedi. "Yok canım, yaz vakti yumurta mı yenirmiş" dedimse de dinletemedim, yumurta dedi başka bir şey demedi. Derhal 30'lu yumurtalar alındı.
Diyetisyen Serap Akyol şöyle diyor: "Güzel bir omletle başlayacağınız öğünde gün boyu tok kalacağınızı unutmayın. Yapılan bir araştırmada kahvaltıda yumurta yiyenlerin, yemeyenlere göre yüzde 55 daha fazla kilo verdiği gözlenmiş. Bununla beraber diğer öğünlerdeki kalori alımı da ortalama 200- 250 kalori azalmış."

YAĞLARINIZI SEBZELERLE YAKIN
Serap Akyol, karın bölgesindeki yağlanma için yağ yakıcı sebzeleri diyetime ekledi. Mevsimin gözdesi olan kabak, taze fasulye, ıspanak, pazı, semizotu ve yeşillikleri yemek olarak tüketebilirsiniz. Ayrıca blender'dan geçirilip taze, günlük olarak içilebilir. Zaten mevsim yazken bol bol sıvı almak gerekir. Yeşil karışımları eksik etmemeniz yerinde olur. Bu sebzeler vücuttaki yağları yakmanın yanında kalsiyum, magnezyum, A ve C vitamini gibi pek çok faydalı içeriğe sahip. Hastalıklara karşı koruyucu, mide ve bağırsak dostu. Bu sıcak ve nemli havalarda halsiz kalıyor ve kendinizi güçsüz hissediyorsanız mutlaka sebze tüketin.

ÖDEM ATICI İÇECEKLER
Benim gibi seyahat halinde olanların en büyük sorunu ödem. Ellerde, ayaklarda ve özellikle yüzde oluşan bu şişkinliklerden kurtulmak adına mucize reçeteyi Serap Akyol'dan sizler için kaptım. 1 litre kaynamış suyun içine birer tutam mısır püskülü ve kiraz sapı ekleyerek 10 dakika demleyin. Bunları aktardan temin edemeyenler hazır sallama poşet formlarını da kullanabilirler; ikişer poşet yeterli. Sonrasında içine maydanoz, nane ekleyip soğumasını bekleyin. Şişeye aktarıp tarçın ve karanfil de ekleyerek buzdolabına koyun. Sabah evden çıkarken içine biraz da limon sıkarak buz gibi iksirle güne başlayın. Kilolalarımızın gittiği günler dileğiyle....

Kurban Bayramı, et tüketiminin en yoğun olduğu günler anlamına geliyor. Kalp-damar hastaları, kolesterol problemi yaşayanlar, mide barsak sorunları olanlar, diyabet hastaları ve obez bireyler dikkat!  Bayram coşkusuyla ölçüyü kaçırmanız, hastalıkların seyrini daha kötüleştirecektir. Tüketilen gıdaların, sağlığınızdan bir şeyler çalmasına izin vermeyin.

KURBAN ETİNİ HEMEN TÜKETMEYİN! ‘RİGOR MORTİS’ NEDİR?

Kurban etinin ne miktarda, nasıl, nelerle birlikte tüketileceğini bilmek, sağlıklı hazırlama, pişirme ve saklama yöntemlerini uygulamak çok önemli. Dikkat edilmesi gereken şey, kesilen etlerin hemen tüketilmesinin sağlığa zararlı olması. ‘Rigor Mortis’ adı verilen ‘ölüm katılığı’ hayvanlar kesilirken kaslarının kasılı olmasından kaynaklanır. Ölümden 3-4 saat sonra solunumun durmasıyla kas dokusundaki  oksijen ve beraberinde hücrelerin enerji kaynağı olan ATP stokları tükendiği için, kaslar gevşeyemez ve kasılı kalır. Kesimin ardından hemen tüketilen et sindirim sorunları yaşamanıza neden olur. Ölüm katılığının geçmesi için en az 24 ila 36 saat geçmesi gerekir. Bu süre zarfında eti hemen buzdolabına koymak rigor mortis’in ortadan kalkmasını sağlamaz. Tüketilmek için tekrar dolaptan çıkarılan et rigor mortis’e devam edecek, iyice sertleşerek aşırı katı bir hale gelecektir. Tüketime hazır hale gelmesi için 6-12 saat oda sıcaklığında dinlendikten sonra dolaba konulmalı. Bu zaman aralığında oksijenden yoksun kalan kas hücrelerinde laktik asit ve karbonik asit birikmeye başlar. Zamanla bu asitlerin etkisiyle hücre pH’ı 5,5’lere kadar düşünce  kas proteinlerini parçalanmaya başlar ve kaslar gevşer. Dokuların tekrardan yumuşamasıyla beraber et hazırlanması,pişirilmesi kolay ve tüketime hazır hale gelir. Ölüm katılığı geçmiş, yeteri kadar dinlenmiş etin daha lezzetli olacağını hatırlatmakta fayda var.

KURBAN ETİNİ NASIL PİŞİRMELİ?

Pişirirken kızartma yöntemlerinden uzak durun. Tercih edeceğiniz pişirme yöntemleri; fırında, haşlama ya da ızgara şeklinde olsun. Hazır havalar güzelken bayramı mangal keyfi ile birleştirmek isteyenlerdenseniz dikkat! Eti yakmadan pişirmeniz ve içinin özellikle iyi piştiğine özen göstermeniz gerekir. Izgara yapılırken, etin ateşten 15 cm uzak olmasına, direk ateşe ve dumana maruz kalmamasına özen gösterin. Kavurma yöntemini yılda bir-iki kez yapıyor ve bayramda da bunu tüketmek istiyorsanız, çekinmeden ama birkaç şeye dikkat ederek tercih edebilirsiniz. Kavurma yapılırken içine ekstra yağ eklemeyin. Düşük sıcaklıkta etin suyunu çektirerek kendi yağında kavurun. Kavurmanın ne çok ne de az pişmesine dikkat edin. Sebzeleri garnitür olarak eklemenizde fayda var. Etlerinizi parçalarken görünen yağlarını ayırın. Kuyruk yağı gibi donmuş yağları kesinlikle kullanmayın. Özellikle kalp damar hastaları, yüksek kolesterol içeren sakatatlardan uzak durun. Taze et sert olduğu için hazmı zor olur. O nedenle et yemeklerini iyice çiğneyerek tüketmeniz mide sorunlarınızın önüne geçecektir.

MİSAFİRE ISRAR YOK! TATLIYA ‘HAYIR DEYİN’

Bayramların vazgeçilmesi tatlılar.. Mümkün olduğunca şerbetli tatlı ve çikolatalardan uzak durulmalı. Zaten bayram tatiliyle beslenme düzeniniz çoğunlukla bozulmakta ve öğünler atlanmakta. Kan şekerinin ani artış ve düşüşleri, fazla enerjinin yağ olarak depolanmasını hızlandırmakta ve kilo alımına neden olmaktadır. Ayrıca tüketilen meyve suları ve gazlı içecekler şeker alımını arttırmaktadır. Misafirlere sütlü tatlılar, meyve tabakları ya da kavrulmamış çiğ kuruyemişler atıştırmalık olarak ikram edilebilir.

DİKKAT,

Düzenli ve dengeli beslenme programı bozulmamalı.
Güne doyurucu bir kahvaltıyla başlayın.
Öğün atlamamaya özen gösterin. Açlık süreni uzadıkça tek öğünde alacağınız fazla gıda ve kalori vücudunuzu daha fazla yoracağını unutmayın.
Et yemeklerinin yanında salata ve haşlanmış sebze tüketmeye çalışın.
Olabilecek kabızlık sorununa karşı probiyotik destekleri almanız faydalı olacaktır.
Bir öğün mutlaka sebze yemeği tüketin.
Fazla tükettiğiniz her besini sonraki öğünlerde azaltın. Fakat fazla yedim diye öğün atlamayın!
Günlük 2-2,5 litre su içmeye ihmal etmeyin.
Beyaz ekmek, yufka, bazlama, pilav, makarna gibi gıdaların tüketimini en aza indirin.
3 adet sarma 1 dilim ekmeğe; 1 küçük dilim börek 2 dilim ekmeğe eşit olduğunu hatırlatalım. Kullanılan yağı ektrası..
Hergün yarım saatlik yürüyüş yapmaya özen gösterin ya da evde hafif egzersizler yapın.

ŞİŞKİNLİK GİDERİCİ YEŞİL İKSİR

Kurban Bayramı boyunca oluşabilecek şişkinlik ve kabızlığa karşı yeşil iksir!

1 orta boy kabak
1 orta boy salatalık
1 demet semizotu
1 demet pazı
1 demet ıspanak
dereotu-nane
½ limon
½ yeşil elma
Hepsini katı meyve sıkacağından geçirdikten sonra 1 bardak kefirle karıştırıp tüketebilirsiniz.
Kefir sevmeyenler bu içecegin içine 2 saşe probiotic toz gıda takviyesi ekleyip içebilirsiniz.

Sevdiklerinizle Güzel Bayramlar.

TOP